Hüddam İlmi - Medyum Mehmet Hoca

Hüddam İlmi

huddam

İlmi, sûre ve ayetlerin belirli sayılarla okunması sonucu hadimilerin (görevli hizmetlilerin), dilek, istek ve arzular doğrultusunda görevlendirilerek, sıkıntı ve sorunlara çözümünde kullanılmasıdır.

Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’de “Hiç şüphe yok ki o zikri, Kur’an’ı biz indirdik, onu koruyacak olan da biziz” (El-Hicr/9) buyurmuştur.

Kur’an-ı Kerim’i bizlere hidayet kaynağı ve rehber olarak göndermiş ama muhafazasını sadece bize bırakmamıştır. Ayette geçen “Biz” Kur’ân’ın melekler vasıtasıyla indiği ifadesi ve yine onları koruma işinde meleklerin görevlendirildiğine işaret edilmiştir.

İnen her ayetle beraber O’nun bir muhafızı ve hadimi (hizmetlisi) olan bir melek inmiştir. Her meleğin emri altında 1 den 70 bine kadar yardımcı melek bulunur.

Cinlerin iman etmiş olanları da (kavim – sülale) topluca bu meleklerden her birinin sevk ve idaresi altında ya da bağımsız olarak hadimi (hizmetlisi) olmaya gönüllü olurlar. Ayrıca her Mü’min Kur’ân-ı Kerim’in tamamının hadimi ve bütün hükümleriyle mükellefidir.

İnsanlar ve cinlerin ilk görevi, Kur’an-ı Kerim’deki emir ve yasaklara uymaktır. İkinci görevi ise, Kur’an-ı Kerim’e yönelik yapılacak her türlü saldırıya, tahribat ve tahrifat girişimine karşı canları pahasına onu korumak, saldıranlara mukavemet etmek ve gerekirse onlara karşılık vermektir.

Melekler ve cinlerin bir diğer görevi ise, Kur’an-ı Kerim’i sürekli okuyan (ya da belli ayet ve sureleri bir maksat için olsun ya da olmasın) insanlara yardımcı olmak ve havâss ve esrarından istifade etmesini temin etmektir. İşte bu Sûre veya Âyetleri sürekli bir şekilde okuyarak, insandan daha zayıf özelliklere sahip olan cinlerin bir taleple görevlendirilmesi işi “HÜDDAM İLMİ” nin konusudur.

Bunun iki yolu vardır.

1-Kur’an-ı Kerim’in tamamını ya da belli sûre ya da Ayetlerini vird edinerek (sürekli ve düzenli şekilde okuyarak) o surelerin hadîmîlerinin yardımı sağlanır. Bir insan Bir Âyet, Sûre ya da Kur’an-ı Kerim’in tamamını okuduğu zaman Hadimî olan Melek ya da Cinlerden birisi hemen orada hazır olur. Sürekli okuyan kimse özel bir statü kazanır ve tutulan listeye girer. Kişi okurken Melek ve başında pervane olurlar.

İnsan yanlış okuduğu zaman yüksek sesle okur doğrusunu ve düzeltirler. Böylece kişinin hatasını da tamamlamış olurlar. Eğer okuyan insan dünyevî bir maksat için okumuşsa onu yerine getirmek için çalışırlar. Uhrevî bir maksat için okumuşsa Allah’a o kişi adına dua eder ve istediğini vermesi için yalvarırlar.

2-Hüddam edinmek deyince hepimizin aklına gelen, sakıncaları hesap edilmeksizin keşke bende edinsem dediğimiz, usuller, azimetler riyazatlar sonucu kendini bir süre ve belirli ya da Ayet’in hizmetine adamış olan cinleri kendi emrine almaktan ibarettir.

Burada hemen şunu belirtmek isterim ki cinler bundan hiç hoşnut olmazlar. Çünkü birinin hizmetine giren cin artık Sûre ya da Ayet’in hadimi değildir. Fakat Müslüman oldukları için, sürekli o surenin yada ayetin okunmasına hürmeten insana zarar vermez ve isteklerini yerine getirir.

Bir kimse hüddam için riyazata girip ve ezkara başladığı vakit Melek ve Cin’lerin bundan hemen haberi olur ve maksadını bilirler. Bir müddet kişinin riyazatı kesmesini beklerler. Eğer kesmez ve devam ederse bıraktırmak için çeşitli şekillerde korkuturlar. Hâlâ bırakmazsa Hadim taifesinden bir cin gelir. Eğer riyazat yapan bu gelenin Hadim gerçek olduğu düşüncesine kapılır ve riyazatı bırakırsa (ki% 90’ı bırakır) o Cin’le ömür boyu görüşür. Yok bırakmaz devam eder ve usulü tamamlarsa artık o Cin taifesi Sûre’nin hüddamlığından azledilip o kişinin hizmetine verilir. O surenin hadimliğine de başka bir taife geçer. Onu sure ve ayetin hüddamının bir ünvan ve mertebesi vardır. Surenin hadimliği görevi onlara geçince artık asıl isimleri ne olursa olsun o ünvan ve ismi kullanırlar.

Peki cinler kendilerine zarar verilmesine ve ulvî hizmetlerinin son bulmasına sebep olan insanlara zarar verirler mi?

Cinler Müslüman olduğu için okunan ayetin hürmetine riyazat yapana zarar vermezler ama buğzederler. Çünkü onun yüzünden ulvi bir vazifeden alınmışlardır. Riyazatı yapan kişi İslamı hakkıyla yaşayan kişi olmasa bile.