Astroloji - Medyum Mehmet Hoca

Astroloji

astroloji3_burc_640

, dilimize çevrildiğinde bilimi olarak adlandırılan ve gökyüzündeki 12 burcun, gezegen hareketlerinin insanın yapısını, yaratılışını nasıl etkilediğini araştıran, ve büyücülükle ilgisi olmayan gerçek bir bilimdir.

Astroloji hakkında bilgi verirken gezegenlerin konumları, ve güneşin hangi burçta olduğu gibi kafa karıştırıcı bilgileri değil, astrolojinin bilinmeyen anlamı ve ipuçları hakkında bilgi verecek,İslam’da astrolojinin ne anlama geldiği hakkındaki açıklamalara yer vereceğim.

Türkiye’de astroloji, fal ve büyücülükle karıştırılarak bilimsel düşünen ve aklın yolundan giden insanlar tarafından inanılırlığını kaybetmiştir. Astroloji gerçek bir bilim dalıdır. Ancak; bu bilim dalını net olarak anlamak için İslam dini temeline oturulmadan değerlendirme yapılırsa doğru sonuçlara ulaşılamaz. Çünkü, Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de yıldız ve gezegenlerin belli bir amaç doğrultusunda insanın hizmetine verildiğini kesin bir dille ifade eder.

Bizim açımızdan astrolojiyi önemli kılan Kur’an-ı Kerim’deki Burçlar Suresidir. Diğer taraftan yine Kur’an, insanın dört element üzerine yaratıldığını vurgular.

“Allah, insanı pişmiş (ATEŞ ve HAVA) çamur (TOPRAK ve SU) gibi bir balçıktan yarattı” RAHMAN 14

Daha sonra, pişmiş çamura Cenab-ı Allah, kendi nefesini ekleyerek (RUH) insanı tamamladığını bildirir.

“Hani Rabbin meleklere “Ben kuru bir çamurdan şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım. Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman, onun için hemen saygı ile eğilin” demişti” HİCR 28

Astroloji’de ve ’ın konumları da doğum anında kişisel özellikler bakımından ciddi bilgiler edinmemizi sağlar. Burada Güneş , Burcu ve çok önemlidir.

GÜNEŞ BURCU

İnsanın “Bireylik” yönünü belirler. Doğum anında güneş’in bulunduğu konuma göre egoyu, istekleri, nelerden hoşlandığını belirleyen alan olarak ifade edilir.

AY BURCU

İnsanın “Kişilik” yönünü belirler. Duygusal tepkileri, bakış açısını ve içinde bulunulan duruma göre ne hissedebileceğini (sevgi, merhamet, cesaret, sinirlilik vb.) açıklayan çekim etkisidir.

YÜKSELEN BURÇ

Doğum anında doğu ufkundan yükselen burcu ifade eder. Dünyayı nasıl algıladığımızı, başlangıçları nasıl yaptığımızı, dış görünüş ve olaylara tepki özelliğini ifade eder. Genellikle 25 -30 yaşından sonra yükselen burç etkisini daha çok gösterir. Güneş burcunun etkisi ortalama 28 yaşına kadar çok etkilidir. Bu yaştan sonra yükselen burç özelliklerini arttırarak gösterir. Kişi mesleğini yükselen burcuna göre belirlemelidir. 28 yaş öncesi seçilen bir meslek bir süre sonra kişiyi boğabilir. 28 yaş öncesi bir evlilik boşanma ile sonuçlanabilir. Yükselen burç için doğum saati bilinmelidir.

Burçlarla ilgili detaylı bilgi burç ilmi sayfasında da verildiği için detayına girmeyeceğim. Bu noktada burçlarla ilgili genel bilgileri yaratılışın temel elementleri olan ATEŞ, HAVA, SU, TOPRAK ve RUH’la birleştirdiğimizde ortaya şu sonuç çıkacaktır. Burçlar ve elementler bizlerin anne karnında başlayan, doğum günü ve saatine kadar devam eden kodlanma sürecidir. Bu kodlama sayısız farklı versiyon ortaya çıkarabilecek güçte ve yeterliliktedir. Bunun için de yaratılan insan bir diğerine yaratılış özellikleri bakımından asla benzemez.

Pişmiş çamurdaki dört elementin özelliklerine bakalım.

ATEŞ : KOÇ -ASLAN – YAY

Diğerlerine göre daha öfkeli, aceleci, hırslı, cömert ve hayat dolu yaratılışa sahiptir. İnsanın SOL yanını temsil eder.

HAVA GRUBU : TERAZİ – KOVA – İKİZLER

Akıllı, konuşkan, entellektüel ve diğerlerine göre daha havalı tipleridir. Aşağılama, küçük görme, alay etme eğilimleri vardır. En iyi meziyetlerin kendilerine verildiğini düşünerek insanın SAĞ tarafını temsil ederler.

TOPRAK GRUBU : BOĞA – BAŞAK – OĞLAK

Mala, mülke, varlığa diğerlerine göre daha fazla önem verirler. İyi iş adamı – iş kadını olabilirler. Geleceği sağlama alma konusunda hassa oldukları için insanın ÖN tarafını temsil ederler.

SU GRUBU : YENGEÇ – AKREP – BALIK

Duygusal, yardımsever, romantik, mantık yerine duyguyla karar veren, edebiyat, şair, tasarımcı olabilecek kişilerdir. Geçmişte yaşananlara takıldığı için geçmişi yani insanın ARKA tarafını temsil ederler.

Bütün bu bilgileri çok iyi anlayan ve bilen bir başkası daha vardır…ŞEYTAN !

Şeytan, insanı çok iyi tanıdığı için yaratılıştaki dört elementin insana verdiği zayıflıklardan hareket ederek, insanı nasıl yenilgiye uğratacağını bilerek Allah’a isyan etmiştir.

“insana önlerinden (TOPRAK = Cimrilik), arkalarından (SU = Duygusallık), sağlarından (HAVA = Kibir) ve sollarından (ATEŞ = Öfke ve Gurur) sokulacağım. Sen de çoğunu şükredici bulmayacaksın” ARAF 16

Tüm bu bilgiler ışığında, insanın yaratılış özellikleri, zaafları, kabiliyetleri, özellikleri, dostu, düşmanı belirlenebildiğine göre İslami anlamda Astroloji açısından aranılan cevap şu şekilde olmalıdır.

İnsan yaratılışı itibarıyla pişmiş çamur (4 Element) ve Ruh’tan (Esma-ûl Hüsna) oluşmuştur. Bu oluşum, dünya’ya geldiği an itibarıyla kodlanmış ve imzalanmıştır. İnsan astrolojik bilgilerle kendisini tanıyıp olumlu ve olumsuz özellikleriyle dünya hayatı için seçimlerini doğru yapmalı, hayatının sonuna kadar ise yaratılışından gelen eksikliklerini bilerek bu yönde nefs ve şeytanla mücadele ederek ahiret hayatını garantiye almalıdır.

Ahiretteki “SIRAT” köprüsünden geçme kılavuzu bu hayatın ve insanın içindedir. Bizim onu geçme becerimiz astroloji kodlarının çözülmesiyle anlaşılabilir. Astroloji haritalarının yaptığı ikazlar dikkate alınırsa Sırat köprüsünü bu dünyada geçmek mümkün olabilir.

Son söz olarak Astroloji, insanın kendini tanımasına yardımcı olmak ve yaratılış özelliklerini anlamak ve yine bu doğrultuda zaaflarını bilerek önlem almak ve nelere dikkat etmesi gerektiğini açıklayan gerçek bir bilim dalıdır. Gayrimüslim toplumların kullandığı yöntemler gibi fal ve kehanet aracı değildir.

Elbette ki zodyak, zodaktaki evler, konumlar, gezegenlerin açıları son derece önemlidir. Bu özellikler sizin nasıl bir kişilik olacağınızı, hangi yeteneklere sahip olacağınızı, çocukluğunuzu, gençliğinizi, yetişkinliğinizi, nasıl bir çalışan olacağınızı, eş seçiminizi, bakış açınızı, duygu değişimlerini ve gelişimlerini işaret edecektir. Ancak; gezegen konumlarıyla ilgili bilgi, uzman olmadıkça veya bu işin öğrencisi olmadıkça gereksiz ve yorucu bir bilgi olacaktır.